‘Koçluk Öyküleri’

‘Taş taşlıktan çıkmadıkça parmaklara yüzük olmaz. Yüzük olmayı dileyen taş, ezilmeyi yontulmayı göze almalıdır.’

Mevlana

‘Koçluk, kendimi ve seçtiğim hayatı ifade etmek için bir yol. Aslında dışarıdan her şeye sahip gibi görünen birine ‘sahip olduklarınla mutlu olmak zorunda olduğunu mu söylüyorsun?’ veya ‘kendine mutsuz olmama hakkı vermiyor olabilir misin?’ diye sormak. Farkındalığın aksiyonla buluşabilmesi için konuşmanın sonunda ‘o zaman şimdi ve burada, bu güzel farkındalıkla ne öğreniyorsun kendi hakkında’ diye sormak.’

‘Her birimizin bu dünyaya bir amaçla geldik, bu uğurda bize düşeni yaptığımız sürece bu hayatı mutlu yaşarız. Bizi biz yapan ne ise onu yaparsak bu hayatı mutlu yaşarız. Tutkumuza varamayız ancak uğruna yaşarız. Yolda yaşadığımız her şey de tutkumuza dahildir. Koçluk alanın dünyasına girecek ilk konunun ortaya çıkmasına sağlamak koçun görevidir. Bunun için koçluk alana sorulan temel sorular aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  • Son dönemde sık sık bir duygu durumu yaşıyorsan bu duygu durumunun adı ne olabilir?
  • Sana aşırı gelen bu duygu durumunun senin yaşam kaliten üzerinde nasıl bir etkisi var?
  • Son dönemde duygu-düşünce olarak çok etkilendiğin bir film, tiyatro oyunu, sohbet, olay veya kişi oldu mu? Olduysa seni nasıl etkiledi?
  • Şu anda başına gelebileceğini düşündüğün en büyük zorluk ne olabilir? Bu zorluğun senin hayatını nasıl etkileyeceğini var sayıyorsun?
  • Sınırsız bir güç ve finansal kaynak bugün sana verilmiş olsa bundan sonra hayatın nasıl olurdu?’

‘Geçmişten gelenler, geleceğe dair öneriler koçluk sürecinde yer almaz. Koçun işi koçluk alanı duyarak ‘Şimdi ve Burada’, kişi için doğru olanı bulmaktır. Koçun yapmak istediği koçluk alana ‘Şimdi ve Burada’ya gelene kadar hayatın ona hangi fırsatları sunduğunu, önüne hangi engelleri çıkardığını, ona ışık olacak birisiyle karşılaştığında bu kişiden ne kadar faydalandığını, bir deneyim kazanacak fırsat çıktığında hangi korkularının ona dur dediğini, geçmişte aldığı derslerden ne kadar faydalandığını, hangi yönde tercihler yapma eğiliminde olduğunu düşündürtmektir.’

‘Koçluk alanın sıklıkla vereceği cevaplardan biri de ‘Bilmiyorum’ olacaktır. Bu cevap iş birliğinden kaçmanın bir ifadesi de olabilir. Netleştirmek için koç, bu durumu dile getirir ve sürece devam etmek isteyip istemediğinden emin olur. Sürekli ‘bilmiyorum’ cevabını alan bir koç, aşağıdaki sorular ile durumu netleştirebilir:

  • ‘Tam olarak konu ne diye sorsalar, kısa bir cümle ile nasıl özetlerdin?’
  • ‘Bilmek istiyor musun?’ diye sorulur. Eğer istemiyorsa koçluk alan zorlanmamalıdır. Bu şekilde iş birliği sona ermiş demektir ve bu durum dile getirilerek yeniden dizayn edilebilir.
  • ‘Bilmiyorum kelimesi henüz icat edilmedi, ilk aklına geleni söyler misin? Böylelikle bilmiyorum cevabı yerine düşünmeye ve derinleşmeye teşvik edilebilir.
  • ‘Bilmene ne engel?’ diye sorularak koçluk sürecine bilmek ve öğrenmek için girdiyse bilmesine engel olanı merak edip o engeller berabere aranabilir.’  

‘Bir kişinin misyonu yaşam amacıdır. Kişinin misyonunun bulunabilmesi için aşağıdaki sorular koçluk alana yönetilebilir:

  • ‘Bu bütünde, ortamda, dünyada ne için varsınız?’
  • ‘Neyin peşindesiniz?’
  • ‘Yüreğinizde yanan ateş nedir?’
  • ‘Varmak istediğiniz adres nedir?’
  • ‘Yaşamınızın anlamı nedir?’
  • ‘Neyi yaşadığınızda her şey yerli yerine oturur?’
  • ‘Bundan sonraki hayatını nasıl yaşamayı tercih ediyorsun?’

‘Koçun kullandığı birçok beceri söz konusu. Farklı uygulama şekilleri olmakla birlikte koçluk serüveninde kullanılan temel beceriler:

  • 3D / Duygu Düşünce Davranış
  • Aksiyona davet etme
  • Anla dans etme
  • Anlamlandırma
  • Aynalama
  • Büyük resmi gösterme
  • Cesaretlendirme
  • Dile getirme
  • Etkin dinleme (birinci seviye dinleme – ikinci seviye dinleme – üçüncü seviye dinleme)
  • Johari penceresi (etkin dinleme)
  • Güçlü sorular sorma
  • Gündeme sadık kalma
  • İzin isteme
  • Kendini yönetme
  • Koçun varlığı
  • Mayın atma (koçluk alanı kendi içinde düşünmeye ve sorgulamaya yönlendiren, hemen cevaplanması gerekmeyen, cevaplarının uzun vadede verilmesinin beklendiği sorular)
  • Merak etme
  • Metafor kullanma
  • Ödev verme
  • Sadeleştirme (Ana konuyu gereksiz ayrıntılardan arındırma ve durumu bir cümleyle özetleme)
  • Sessizliğin gücü
  • Sezgi
  • Takdir etme
  • Yeniden çerçeveleme
  • Zorlama’

İş birliği, koçluk alanın kendisine şu soruları sorup cevap bulmasıyla oluşmaktadır:

  • ‘Bağ hissediyorum, ancak bu yolda koçla ilerlemek istiyor muyum?’
  • ‘Ben bu iş birliğine hazır mıyım?’

‘Koçluk sürecinde etkili bir iletişim için karşılıklı iletişimdeki niyet, bir niyetin etkilerine dair farkındalık ve taahhüt önemli bir rol oynar. Bu kavram bütünü NET (Niyet – Etki – Taahhüt) olarak adlandırılmaktadır. Niyet, kişinin yaşamda yapmaya, olmaya dair isteklerini ifade eder. Etki ise bu niyetlerin, isteklerin olası yan etkileridir. Taahhüt ise kişinin bu niyetine ulaşmak için olası tüm sonuçlarını da olduğu gibi kabul ederek niyet ve etkileri konusunda kendi içinde tam bir uzlaşma içinde olduğunu, bunları kabul ettiğini ifade eder. Dünyada bir fark yaratmak, bir iz bırakmak isteyen, güzel yaşamak isteyenlerin, kendi amaçlarını anlatırken gözleri ışıldayanların hep sağlam ve güçlü amaçları olur. O amaçları niyetleri belirler. O niyetlerinin uğrunda amaçlarının peşinde koşarlar, hayatın getirdiklerini daha kolay göğüslerler. Niyetiniz netse ve size aitse, yüreğinizi yakıyorsa o niyetin getirdiği etkiler de çok güçlü ve güzel olacaktır.’  

‘Koçluk süreci boyunca hissedilen bir diğer duygu ise ‘dışarıda olanın dışarıya ait olduğudur. Dışarıda olanın bizdeki etkisine baktığımızda gördüğümüz bizim asıl hikayemizdir.’ Koçluk alan ve koç arasındaki geçen diyalog ve dile getirilen sorular insanların tutum ve davranışları neler yerine ‘bu tutum ve davranışlar beni niye etkiliyor?’ fikrine odaklanmak koçluk alanın yaşam kalitesini arttırmaktadır. Koç ve koçluk alan arasındaki ilişki devam ettirilmelidir. Ancak başkalarının tutum ve davranışları değil, onların koçluk alan üzerindeki etkileri konuşulmalıdır. Bu yaklaşım ‘varsayım temizlemek’ olarak adlandırılmaktadır.’

‘Koç olarak davranışa müdahale etmeden, koçluk alanın düşüncelerini toparlamasını sağlamak için yapılabileceklerden biri koçluk alanın büyük resmi görmesini ve kararsız kaldığı durumlarla ilgili olarak durumu tüm yönleriyle değerlendirmesini sağlamaktır. Koç tarafından kullanılan ve olaya bölümler halinde bakmayı kolaylaştıran bir yöntem ise ‘Kompartıman Yöntemi’dir.’

‘Koç ile koçluk alan arasında kullanılan diğer bir yöntem ise halka-kanca olarak adlandırılmaktadır. Bir ortamda aynı ifadeye birisi tepki veriyorsa ve diğerleri bir şey olmamış gibi davranıyorsa, tepki verenin o konuda halkası var demektir. Durumu kişiselleştirme ve aşırı hassasiyet halkanın işaretleridir. Koç, koçluk alanın halkaları ile tanışmasına ve hür iradesi ile tercihler yapmasına destek olur. Halkalar azaldıkça koçluk alan daha da netleşecek ve daha yetişkin tercihler yapabilecektir. Koçluk alan halkalarını tanımlamak için şu soruları sormalıdır:

  • Aslında neyin peşindeyim?
  • Nasıl ideal sonuçlar hayal ediyorum?
  • Kazanmak için bir şeyler mi arıyorum?
  • Kaçmak için bir şeyler mi arıyorum?
  • Otorite figürlerimden onay mı istiyorum?
  • Sonunda diğerlerine ne olduğunu görmek istiyorum?’

‘Koçluğun ana amacı farkındalığın oluşmasına destek vermektir. Her an, her saniye farkındalık yaratmak mümkün olmasa da koçluk sürecinin kutup yıldızı bu olmalıdır. Bu farkındalığa ulaştığında koçluk alan sessiz kalabilir veya hıçkırarak ağlamaya başlayabilir. Bu zamanlar insanların kendileriyle doya doya yalnız kalma zamanlarıdır ve dışarıdan gelecek her müdahale o anın güzelliğini bozmaktadır. Bu şekilde içe atılanlar dışarı çıkmaktadır.’

‘Koçluk sürecinde her ne olursa, olması gerekendir. Her ne zaman başlarsa, doğru zamandır. Hiçbir şey için ne geçtir ne erkendir. Her şey zamanında olur. Herkesin her şeyi yapma gücü, becerisi ve yeterliliği vardır. Her insan kendi sorunlarını kendi çözebilecek kadar yeterli ve tamdır düşüncesini benimsemek koçluk sürecinin ilk adımıdır. Sadece o gücün ortaya koyulmasını engelleyen parazitler söz konusudur. Kişiyi neyin engellediğini bilmeden sürekli mücadele etmek, altı delik bir kovaya sürekli su koymak gibidir. Bazen su doldurmak yerine delikleri kapamak yeterli olacaktır. Koç koruyucu, kollayıcı, yargılayıcı ve etiketleyici olmamalıdır. Bu eyleme yönelindiğinde koçluk alana ‘sen bunları çözemeyecek kadar yetersizsin’ mesajı verilmektedir. Takılma, üzülme, boş ver, unut gitsin vb. demek de insana ve derdine inanmamak hissiyatını uyandıracaktır. Oysa koçun yapması gereken, tam olarak neye üzülüyor, bu olumsuz duygu halinden çıkmak için neye ihtiyacı var merak etmek ve bu soruları koçluk alana yöneltmektir.’

‘Hayatımızda yaşam tatmininizi sağlayan her şey değerlerinizle bağlantılıdır. Hayatınızın kumanda masası değerlerdir. Değerler önceliklerimizi belirler, bize hayatımızın istediğimiz yöne gidip gitmediğini sorgulatır. İnsanın en çok zorlandığı anlara bakılarak hangi temel değerini yaşayamadığını ya da hangi değerlerinin birbiriyle çakıştığı bulunabilir. Mutlu insanla mutsuz insan arasındaki en büyük fark değerlerini onurlandıranlar ve onurlandırmayanlar arasındadır. Değerlerin hakkını vererek tercihlerini sağlıklı yapanlar mutlu yaşarlar. Değerlerini bastıran, değerlerini sağlıklı yaşamayan insanlar gergin yaşarlar.’

‘Doğduğunuz andan öldüğünüz ana kadar üç benlikle yaşarız. Bu benlikler: çocuk, ebeveyn ve yetişkindir. Ebeveyn dili -meli ve -malı’dır. Yapmalıyım, etmeliyim gibi. Bu benlik ebeveynlerden ya da ebeveyn figürlerinden kopyalanan davranışlardır. Çocuk benliği güdülerimizi ve tepkilerimizi içerir. Çocuk dili ‘ben’dir, istiyorum veya yapıyorum gibi. Yetişkin benliği ‘burada ve şimdi’ye tepki olan davranışlar, düşünceler ve duygulardır. Us ve akıl içerir. Çocuk ve ebeveyn benlikleri arasındaki dengeyi oluşturur.’  

‘Her bir koçluk seansında seans içerisindeki konuların bir girişi, bir tepe noktası ve bir sonu vardır. Koç, tüm ilişki, seans ve konular boyunca bu ARC’ları izlemelidir. Buna ARC takibi denmektedir.’

Koçluk seansları sırasında kullanılan diğer bir yöntem ise Karpman Üçgeni’dir. Bu model içerisinde illa üç kişi bulunmaz, daha fazla kişi de olabilir. Ama modelin içine girenler mutlaka kurban, kurtarıcı ve suçlayıcı gruplarından birisinde yer alırlar. Her bir kişi farklı durumlarda bir rolü üstlenir. Bu sonu gelmez bir döngüdür ve kimse bu döngüden kazançlı çıkmaz. Bu modelin ilişkilerinde mutluluk ve denge yoktur, her bir katılımcı kendisini veya ilişkiyi tüketene kadar devam eder.’

‘Koçluk alan ara çözümleri göremediğinde, görmek istemediğinde ya da bunları görüp olası sonuçlarına ve eylemlerine katlanacak gücü bulamadığında sarkaç etkisiyle bir uçtan diğerine savrulur. Sarkaç bir tarafa olan korkumuzdan dolayı tam zıt tarafa saklanma davranışıdır. Hayatın bütünü sarkaç salınımından oluşur, önemli olan en uçlara gitmeden sağlıklı salınım aralığının bulunabilmesidir. Bu denge aralığı olarak adlandırılır. Koç, koçluk alana ani ve daha sonra memnun olmayacağı kararlar alma noktasında korkularını göstererek değerlerini ve parazitlerini göz önüne almasını ve uçlara gitmesinin risklerini gösterebilmelidir.’

‘Koç ve koçluk alan arasındaki dinlemenin üç farklı seviyesi bulunmaktadır. Birinci seviye dinlemede daha çok kendi düşünceleriyle meşgul olmak, karşısındakinin söylediklerini kendi yorumlarıyla birlikte dinlemek anlamına gelir. İkinci seviyede ise tamamen karşısındakinin söylediklerine odaklanıp ana mesajdan çok söylenene odaklanılır. Üçüncü seviye ise koç için seans boyunca tavsiye edilen dinleme seviyesidir. Üçüncü seviye dinlemede resmin tamamı görülür ve tüm anlatılanların toplamı dinlenir. Kişinin bedenini, tonlamalarını, ses tonunu, mimiklerini, enerjisini anlamak ve dinlemektir.’

Johari Penceresi’ne göre koç ve koçluk alan arasındaki ilişkide dört oda olduğu varsayılır. Birinci oda koçluk alanın koça anlattığı ve ikisinin de bu bilgilere haiz olduklarını bildikleri odadır. İkinci oda, koçluk alanın bildiği ama koçla paylaşmadıklarıdır. Üçüncü oda koçun gözlemleyemediği ancak koçluk alanın da bilmediği bilinç dışı durumları içeren odadır. Dördüncü oda ise koçluk alanın farkında olmadığı ancak koçun gözlemlediklerinin olduğu odadır.’

#ZeynepStefan, #ExecutiveCoaching, #AIZAConsulting, #AboutMe

 445 total views,  3 views today

0 replies

Leave a Reply

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *