Fin.techsummit 2019

25 Eylül’de Slovakya’nın başkenti Bratislava’da üçüncüsü düzenlenen Fin.techsummit organizasyonuna hem açılış konuşmasını yapmak hem de bir saatlik bir yuvarlak masa toplantısına katılmak üzere davet edildim. Banka ağırlıklı fintech ile sigortacılığa yönelik InsurTech’in konuşulduğu ve iki ayrı salonda gerçekleşen konferans hem Slovakya piyasasını tanımam hem de yaptığım açılış konuşmasında değindim konulara aldığım geribildirimler açısından benim için oldukça verimli geçti.

Slovakya ilginç ve mensubu olduğu CEE (Central East Europe – Arnavutluk, Bulgaristan, Hırvatistan, Çekya, Macaristan, Polonya, Romanya, Slovakya, Slovenya ve üç Baltık ülkesi Estonya, Letonya and Litvanya’dan oluşan Orta ve Doğu Avrupa Bölgesi) ülkelerinden ayrılan özelliklere sahip bir ülke. Vienna Insurance Group’un son zamanlarda sadece bu bölgede yoğunlaşan satın almalarını takip ettiğimden CEE’deki sigortacılık kapasitesine aşinayım ancak Slovakya piyasasının canlılığını ilk defa yerinde gözlemleme fırsatı buldum. Konferansa hazırlık aşamasında Slovakya ile ilgili yaptığım piyasa analizini ‘Slovakya S.W.O.T. Analiz’ yazısında bulabilirsiniz.

Konferansa geri dönersek, açılış konuşmasında bana ayrılan zaman başlangıçtaki aksamalardan dolayı 15 dakika ile sınırlıydı. Kısa zamanı değerlendirmek adına sürekli tekrarlanan yapay zeka, makine öğrenmesi, nesnelerin interneti gibi InsurTech’in sıcak başlıklarına girmek yerine, zira 15 dakika bu konuların sadece adlarını tekrarlamaya yetecekti,  sigortacılığın sosyal tarafını anlatan ve makro perspektife sahip bir konuşma yapmayı uygun buldum. Değindiğim nokta ise benim açımdan işin felsefesini anlatan teminat açığı (protection gap) kavramı idi. Sigorta sektöründeki her gelişmenin aslında sigortalılık oranının arttırılması ve böylelikle teminat açığının düşürülmesi amacına hizmet ettiğini tekrarlamakla birlikte, hem Avrupa genelinde hem de dünyada teminat açığının artış hızının sigortalılık artış hızından daha yüksek olduğu altını çizdiğim noktalardan bir tanesiydi. Bu konuda yapılan çalışmaların yeterli kapsamda olmaması ve yıllara yayılan gelişmelerin kantitatif verilerle desteklenememesi ise durumun vehametini arttırmakta. Yani teminat açığı alanında boyutlarını tam olarak bilemediğimiz bir riskle karşı karşıyayız. Ayrıca, konuya sigorta ve reasürans şirketleri ile birlikte finansal piyasaları yönlendiren resmi kurumlar da girdiğinden ne gibi önlemler alınabileceği sorusu sahipsiz kalmakta ve birçok platformada dile getirilmesine rağmen yukarıda saydığım etkenler ve olayın makro boyutu nedeniyle çok yavaş ilerleme kaydedilebilmekte. Doğal afetlere karşı korunaklı bir iklime ve coğrafi yapıya sahip olmasına rağmen, sigortalı olma bilincinin yerleştirilmesi ve  sigortalılık oranının arttırılması adına çalışmalarına hızla devam eden Slovakya düzenleyici kurumu da benim konuşmama ithafen dengeli bir finansal sisteme girişin ancak sağlam bir sigorta piyasasından geçtiğini gördüklerini ve çalışmalarına hız verdikleri bilgisini dinleyiciler ile paylaştı.    

Öğleden sonraki oturumda ise Axa Slovakya COO’su Libor Stodola ve Lighting Beetle kurucusu Michal Blažej ile tüketici davranışları üzerinden sigortacılık tekniğindeki değişimleri ve beklentileri tartıştık. Bu konuşmada altını çizdiğim öncelikli konular verinin eski ve yeni versiyonları, sigorta dilindeki müşteri lehine sadeleştirme çalışmaları ve aslında bütün bunların temelinde yer alan veri sahipliği ve kullanım haklarının belirlenmesi konularıydı. Konuşma sırasında birçok defa GDPR ve veri sahipliği ile ilgili gelen sorular Slovakya’da da veri sahipliğinin henüz tam anlaşılamadığını gösterir nitelikteydi. Bu kanımı destekleyen diğer bir durum ise konferansa katılan birçok start-up’ın sosyal medyaya konulan verilerin onaysız olarak kullanılabileceğine yönelik ön kabulleri ve buna dayanan iş modelleriydi. Benzer yaklaşımlar Mart 2019’da Frankfurt’da gerçekleştirilen kongrede de karşıma çıkmıştı. Artık aktif olan GDPR’la alakalı bu muğlaklık önümüzdeki dönemde sektördeki irili ufaklı birçok kuruma yasal yaptırımların uygulanacağını gösterir nitelikte. 

#KeyNoteSpeech, #FinTechSummit2019, #Slovakia, #CEE, #GDPR, #ProtectionGap, #InsurTech, #SWOTAnalysis, #ZeynepStefan

101 total views, 1 views today

Insurance Congress / Baku / 20-21st of June 2018

Frankly speaking, I did not know much about our sister country, Azerbaijan, its economic structure and insurance sector. (Please find a SWOT analysis of the country in my page) The kindly invitation of Xprimm for the Insurance Congress in Baku 20-21 of June 2018, converted this knowledge gap to a valuable opportunity for learning more from 200 audiences and speakers in the event.

The two-day conference started with the key note speeches of colleagues from regulatory body and they draw a very clear image of what the business currently has and how they imagine an insurance business within next 10 years. They underlined their economic dynamics and they already know even if the economic scale of the country is increasing faster, it should be supported with a solid insurance industry.

Fiscal incomes of the country are mainly concentered on its natural hydro-carbon sources. This concentration risk is found as the main threat of the economic conjuncture. The penetration rate of insurance business is already very low and there is another concentration issue among insurance companies. One insurance company produce nearly half of total gross written premium (GWP) just by itself. Diversification of insurance products (life or non-life) is low and the country still has a very long way on its financial deepening journey. (Please get in touch with me for more details of financial deepening and insurance business). Current, GWP mainly comes from compulsory insurance products and awareness for benefits of having any coverage is not sufficient.

In the first day of the conference, we discussed mainly about insurance business, penetration rates and how awareness should be increased (the traditional issues!). As I already underlined during my key-note speech, micro insurance can be a key for almost all obstacles in the market.

Not just for low-income countries, micro insurance can be very crucial also for developing and mid-income countries like Azerbaijan. (I already presented this idea during a two-day product roadshow in 2016. However it did not found enough “fancy” by my European colleagues :))

Notwithstanding, the current situation is changing dramatically. The magic touch of InsurTech is coming also for micro insurance and it will be the main converter for a “financially sustainable” micro insurance market. I would like to underline again the term of “financially sustainable”, because in today’s insurance industry, micro insurance projects are mainly performed for social responsibility and insurance companies do not (cannot) expect any financial benefits. The products are not profitable, processes still need manual touches and projects need extra financial support from contributors.

The main issue is, how InsurTech will change this picture? (As I tried to explain during my speech) First, with disruptive technologies, like AI, IoT and BlockChain, processes (mainly UW, claims, and collection) will be digitalized and operational costs will be mostly decreased. Insurers won’t need any traditional distribution channels for reaching their low-income customers. UW analysis and claims will be handled by AI programs which can be uploaded to smart phones. (In traditional side, every 30 cent of 1 dollar premium (%30) is spent for operational costs). In other words, main processes will be outsourced to customers. (Examples can be diversified) With its widening customer base, insurance companies will have more stable cash-flows (law of large numbers), they will be supporters, and in future business partners, of developing economies.

Last but not least, these mostly automatized business models will be references also for traditional channels and contribute to their transformation. Above all, all these changes occur in relatively very short time period.

 

464 total views, no views today

Azerbaijan Insurance Conference 20-21 June 2018 / Baku

Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de 20-21 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilen ve Azerbaycan sigorta sektörünün değerlendirildiği konferans ağırlıklı olarak Azeri sigortacıların katılımıyla başarılı bir şekilde gerçekleştirildi. Yaklaşık 200 dinleyici için iki gün boyunca sigorta sektörünün yeni dinamiklerinden penetrasyonun nasıl arttırılabileceğine kadar birçok farklı konuda sunumlar gerçekleştirildi. Azerbaycan sigorta sektörünün varmak istediği noktayı anlamamız için ülke ekonomisinin mevcut durumuna bakmamız yeterli. Ülkenin ekonomik konjonktürü ile ilgili detaylı bir yazıyı Akıllı Yaşam’ın Temmuz sayısı için kaleme aldım.

Azerbaycan sigorta sektörü elindeki güçlü finansal kaynakları sigorta sektörünün en güçlü özelliği. Ekonomiyle olabildiğince paralel şekilde sigorta sektörünü de geliştirme ve güçlendirme isteği Azeri düzenleyici kurum yetkilileri tarafından konferans sırasında birçok kez dile getirildi. Ekonomisi daha çok karbon yakıt üretimine dayanan ve iktisadi tabiriyle rantiye bir ekonomi olan Azerbaycan, ekonomisinin sahip olduğu riskleri iyi yönetebilmek için de çabalamakta. Ülke genelindeki sigortalılık oranının düşüklüğü, sigortacılık ürünlerinin düşük çeşitliliği, sadece zorunlu sigorta türlerinde yoğunlaşan prim üretimi, şirket bazında prim üretiminde yaşanan yoğunlaşma ve tek bir sigorta şirketinin nerdeyse ülke prim üretiminin yarısını gerçekleştirmesi, tasarruf ürünlerine olan az talep ilk gözümüne çarpan riskler.

Benim de yer aldığım birinci günün ikinci oturumunda ise ağırlıklı olarak penetrasyonun nasıl arttırılabileceği ve olası çözüm yolları üzerinde durduk. Sigorta bilinci ve penetrasyon gibi iki önemli dinamiği aynı anda kabul edilebilir seviyelere çeken mikro sigortacılık, bu oturumun ana konusuydu.

Sadece düşük gelir grubunda yer alan ülkeler için değil gelişmekte olan ülkeler için de müthiş bir çözüm olarak gördüğüm mikro sigortacılığın geleceğinin InsurTech ile daha da parlak olacağına inanıyorum. Sunumda da ağırlık olarak InsurTech’in mikro sigortacılığı nasıl daha etkin ve finansal olarak sürdürülebilir kılacağına değindim. Özetle InsurTech ile mikro sigortacılığın bütün süreçlerinin yeniden düzenlenebileceğini, birçok adımın dijitalleştirilebileceğini ve böylelikle sigorta şirketleri için bir sosyal sorumluluk projesinden finansal olarak kar edebilecekleri ve müşteri tabanlarını inanılmaz geliştirebilecekleri bir branşa evrileceğini söyleyebiliriz. Geleneksel dağıtım kanallarına ihtiyaç duymayacak, teknik analiz ve hasar yönetimi gibi birçok sürecin müşteriler tarafından cep telefonlarındaki aplikasyonlar sayesinde yapılabileceği bir mikro sigortacılık modeli, geleneksel maliyet modellerinin (her 1 doların %30’u operasyonel maliyetlere gitmekte) de ötesine geçecek ve en az zorunlu sigorta türleri kadar tercih edilir olacak.

Halen sigorta şirketlerinin mali tevazu göstererek (yani zarar etmeyi göze alarak) gerçekleştirdikleri ve bir nevi sosyal sorumluluk projesi tadında yürütülen mikro sigortacılık InsurTech ile ileride daha çok duyacağımız bir sigorta türü haline gelecektir. Bununla birlikte InsurTech’in dönüştürücü etkisinin sadece mikro sigortalar için değil halihazırda zarar eden bütün branşlar için geçerli olacağını da sözlerimize eklemeliyiz.

#MicroInsurance, #InsurTech, #Penetration, #Awareness, #Digitalisation, #ZeynepStefan

http://www.sigortagundem.com/yazarlar/azerbaycanin-sigorta-atilimi-hem-kolay-hem-zor-yazisi/1333764

812 total views, 2 views today

“How InsurTech boosts Micro Insurance”

I was honored to make a keynote speech with the “How InsurTech boosts Micro Insurance” presentation on the 20th of June / Baku. 

You will find all details about my presentation in www.zeynepstefan.com

The details of the conference in https://lnkd.in/e-WGEbg

505 total views, 2 views today