CAT Bonds

Artan nüfus, değerlenen gayrimenkuller ve özellikle afet bölgelerinde görülen kontrolsüz yerleşim yerleri beraberinde yükselen hasar maliyetlerini getirmekte. Bu maliyet aslında sigortanın sosyal faydasının önemini de bize gösteriyor. Özellikle sigortasız olan hasarların tazmin sorumluluğu hükümet tarafından vergilerle karşılanmaya çalışılıyor ve olası bir düzensizliğin engellenmesi için, örneğini Van depreminde de gördüğümüz gibi, hasar gören ve DASK sigortası da olmayan konutlarda yaşayanlar için yeni ev taahhütleri veriliyor. Aslında ülkemizdeki sigorta penetrasyonuna indirilen en büyük darbe bu. Sigortalıların bir nevi tedbirli olmaları dolayısıyla cezalandırıldıkları bu uygulama ile sigortalı olmaya inanç zedelenmiş oluyor.

Sigorta piyasasını olumsuz etkileyen bu gibi uygulamalara ilaveten hasar maliyetlerinin sigorta şirketlerinin yatırım gelirleri, sıfır faiz ortamında azalmaya devam ediyor. Sigorta şirketleri ve reasürör firmalar arasında yatırım benzeri bir ilişki olmakla birlikte büyük tutarlı hasarlar söz konusu olduğunda, reasürör fiyatlamayı ve üstlenmek istediği riski sigortacı aleyhine değiştirebildiğinden sigortacının elde etmeyi planladığı kar düşmekte. Ayrıca kayıpların büyüklüğü nedeniyle sigorta şirketleri üstlendikleri riskleri ve risklerin yer aldığı bölgeleri sınırlama yolunu seçmekteler. Bu uygulamalar da prim üretimini sınırlayan diğer faktörler olarak karşımıza çıkmakta. Bu olumsuz ortamda yatırım opsiyonlarının sigortacılar için çeşitlendirilmesi, geleneksel reasürans programlarına ve devlet desteklerine alternatif olabilecek risk bazlı teminat ürünlerinin geliştirilmesi ihtiyacını doğurdu ve böylece yeni bir sermaye piyasası yatırım ürünü oluşturuldu. Risk bazlı teminat ürünü (risk-linked securities) olarak adlandırabileceğimiz bu yatırım ürünü sigorta şirketleri için reasürans teminatının, sigortalılar için ise sigorta teminatının bazı özelliklerini bünyesinde bulunduruyor.

CAT tahvilleri (CAT Bonds) ise bu yeni yatırım seçenekleri içerisinde şu anda en popüler olanı. Tahviller adını katastrofik risk (Catastrophic Risk) kelimesinden alıyor. Katastrofik riskler fırtına, deprem, hortum gibi doğal afetler veya büyük terör saldırılıları gibi insan yapımı olan ve ciddi finansal kayıplara neden olan ancak önceden tahmin edilmesi zor olan olayların taşıdığı riskler anlamına gelmekte.

CAT tahvilleri piyasasının oluşumunu hazırlayan ise 1990’lı yıllarda meydana gelen Andrew fırtınası ve Northridge depremi. 1992 yılı Ağustos ayında meydana gelen Andrew kasırgasında ortaya çıkan 30 milyar dolarlık kaybın yalnızca 15,5 milyar doları sigortalı idi. Hasarla alakalı ödemeler sigorta şirketlerinin sermaye yapılarını öyle olumsuz etkiledi ki ek rezerv gerekliliğinden dolayı penetrasyon oranları düştü. Sermaye krizi sonrasında 11 sigorta şirketi iflas etmek zorunda kaldı. Sigorta piyasasına inen ikimnci darbe ise 1994 yılının Ocak ayında meydana gelen ve Los Angeles’ın Northridge bölgesini etkileyen 6,7 büyüklüğündeki depremdi. Toplamda 30 milyar dolara yaklaşan hasarın sadece 12,5 milyar doları sigortalı idi. Deprem sonrası deprem riskine verilen teminatlar dramatik bir şekilde düştü ve piyasa inanılmaz derecede küçüldü. Sigorta piyasasına son darbe ise 1995 yılı Kobe depremiyle geldi. 147 milyar doları bulan toplam hasar maliyetinin sadece 4,1 milyar doları sigortalı idi. Bu gelişmeler ve sonrasında reasürans piyasasında yaşanan çalkantılar sigorta piyasasını çok olumsuz etkiledi. O yıllarda sigorta şirketleri tarafından primlerinin %54’ü reasürans şirketlerine aktarılıyordu ve bu durum beraberinde sigorta şirketleri için büyük bir finansal sıkıntıyı beraberinde getirdi. Amerikan sigortacılık piyasasında yapılan araştırmalarda elde edilen önemli bir veri bu olumsuz etkinin sadece hasarın olduğu branşla sınırlı kalmadığını da gösteriyor. Yüksek maliyetli katastrofik hasarların öncelikle o hasar branşı dışındaki sigortalar için sahip olunan sermayeyi erittiği, sonrasında ise reasürans piyasalarında ilgili branşa olan talebi azalttığı görülmekte.

Bu olumsuz ortamın sigorta piyasasına armağanı ise CAT tahvilleri oldu. Tahvilin ihracı için öncelikle bir sigorta şirketi belli bir bölgede sigortaladığı varlıkların değerlerinden oluşan bir portföy oluşturuyor. Bu portföyün finansal yeterliliğini sağlayabilmek için önünde iki yol var. Reasürans şirketlerini devreye sokarak riskinin belli bir bölümünü komisyon karşılığı devredebilir veya bir CAT tahviline sponsor olarak bu riski yatırımcıya aktarabilir. Bir yatırım bankasının yardımı ile tahvilin piyasaya sunulabilmesi için bir SPE (special purpose equity) oluşturulur. Tahvili alan yatırımcı LIBOR oranı ile birlikte, genellikle %3 ile %20 arasında değişen oranlarda bir kupon bedeli öder. Tahvili alırken belirtilen katastrofik riskin gerçekleşmemesi durumunda yatırımcı belirlenen faizle birlikte anaparasını geri alır. Riskin gerçekleşmesi durumunda ise yatırımcılardan elde edilen kaynaklar hasarın tazmin edilmesi için kullanılır ve yatırımcılara herhangi bir ödeme gerçekleştirilmez. Örneğin Türk bir sigorta şirketi Ayamama deresi bölgesinde sele karşı sigortaladığı varlıklarla alakalı bir CAT tahvili oluşturabilir ve tahvilin süresi olan bir yıl içerisinde tahvilde belirtilen özelliklere sahip bir sel olmaz ise belirtilen getiriyi yatırımcısına öder. Eğer sel gerçekleşirse yatırımcılardan topladığı fonlar ile kendisine iletilen hasar taleplerini karşılar.

CAT tahvillerinin yatırımcılar ile buluşabilmesi için yatırım bankaları veya sigorta brokerları özel bir reasürans ürünü (SPRV – Special Purpose Reinsurance Vehicle) tanımlıyor ve sponsor bir şirket bulabilmek için sermaye piyasasına sürüyor. Tahvile konu olan katastrofik risk gerçekleşmediği müddetçe, genellikle bir yıl olan yatırım sürecinin sonunda, elde edilmesi taahhüt edilen gelir yatırımcıya ödeniyor. Menkul kıymetleştirme (securitization) olarak adlandırılan bu süreç sayesinde sigortacılar sermaye piyasalarında geniş yatırım imkânlarına kavuşuyorlar. Tahvilleri çıkarma maliyeti yasal, muhasebesel ve teknolojik gibi rutin maliyetleri içermekte ancak bu tahvil işlem ücretleri geleneksel reasürans ürünlerine göre daha yüksek. Söz konusu işlem maliyetlerinin zaman içerisinde azalacağını öngörebiliriz.

Yatırım ürünü olarak CAT tahvillerinin bilinilirliğinin az olması, konu olan katastrofik riskin gerçekleşme olasılığının tahmin edilememesi ve tahvillerin işlem hareketlerinin takip zorluğu CAT tahvillerinin şimdilik sahip olduğu olumsuz özellikler. Az biliniyor olmasına rağmen yatırımcıların ortak oldukları riskle alakalı değerlendirme kabiliyetlerinin artması ve piyasadaki getirinin yükselmesi durumunda CAT tahvil piyasasının büyük bir potansiyele sahip olduğu ve ürün çeşitliliğinin yatırımcının yaratıcılığı ile sınırlı olduğu uzmanlar tarafından dile getiriliyor.

Katastrofik riskin bu şekilde bir ürün ile dağıtılması ve yatırıma yöneltilmesi ile ilgili ilk çalışma Wharton School profesörlerinin çalışmaları sonucunda oluşturuldu. İlk deneysel ürünler sigorta devi AIG ve reasürör Hannover Re tarafından piyasaya sürüldü. Tahvillerle alakalı ilk işlemler ise 1992 yılında Chicago Ticaret Odası’nda (CBOT – Chicago Board of Trade) gerçekleştirildi. 1998 ve 2001 yılları arasında yaklaşık 1 milyar Dolar olan piyasa büyüklüğü, 11 Eylül’de yaşanan terör saldırısının ardından ikiye katlandı.  2006 yılında yaşana Katrina kasırgası sonrasında tahvillerin piyasa büyüklüğü 4 milyar Dolar’a ulaştı.

Tahvillerin en önemli özelliği sigortanın da sigortalanması mantığındaki gibi tahvile konu olan riskin de gerçekleşme riskinin yatırıma konu olabilmesi. Örneğin 2003 yılında Citi Group katastrofik tahvil piyasasındaki olası bir kriz sonucunda ortaya çıkacak zararı tazmin etmek için bir istikrar tahvili piyasaya sürmüştü. İnsan yapımı katastrofik hasarlar da CAT tahvillerine konu olabildiğinden denetim firmalarının veya sigorta şirketlerinin taşıdığı sistematik riskin finansal kayba dönüşebilmesi riskinin dağıtılabilmesi için bir tahvil oluşturulması gerektiği de akademisyenler tarafından belirtilen diğer bir fikir.

 

#CatBonds, #RiskManagement, #RiskLinkedSecurities, #CatastrophicRisk, #SpecialPurposeReinsuranceVehicle, #SpecialPurposeEquity, #ZeynepStefan

 875 total views,  2 views today

0 replies

Leave a Reply

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *