Money 20/20 ikinci gün

Money 20/20 ikinci gün yazımı havayı biraz daha koklayabilmek adına geciktirdim. Organizasyon o kadar yoğun geçti ki üzerinden nerdeyse bir hafta geçmesine rağmen aldığım notları düzenlemem oldukça uzun sürdü. Şirketimizin çok ünlü bir danışmanının dediği gibi ‘Denizli Horozu’ gibi bütün enerjimi sesimi duyurmak için harcayıp sonra da düşüp bayılmamak adına birkaç gün es vermek istedim.

Konferansın genel perspektifini ilk gün yazımda paylaşmıştım. Öne çıkan üç temel yönelim görmüştüm. Birincisi kripto varlıkların nihayet geri plana alınması. İkincisi entegre finansman (‘embedded finance’e özellikle gömülü finansman demekten kaçınıyorum. Bence oldukça kötü ve iktisadi karşılığıyla çok alakasız bir ‘chicken translate’) çözümlerindeki inanılmaz ilerleyiş ve son olarak daha da derinleşeceğini düşündüğüm ‘white-label’ ve ‘vitrin’ ayrımı.

İkinci gün ağırlığını sunumlardan ziyade katılımcılara verdim, bir nevi fikir veya ürün peşinde koştum. Dinlediğim, sorguladığım ve sonunda beğendim bütün ürünlerde bir ortak nokta görmek beni oldukça şaşırttı: Orkestrasyon. Sadece ödeme sürecinde değil, finansal birçok yapıda orkestrasyon, yani uyum, bir arada yönetilebilme, entegre olabilme veya birlikte ölçeklendirilebilme becerisi.

Ödeme sistemlerinde birçok bankayla işlemlerin benzer iş modelleriyle kolayca gerçekleştirilmesi, regülasyona yönelik çözümlerde ülkelerin düzenleyici otoritelerinin olabildiğince aynı potada eritilmesi ve birlikte kullanılabilirliğinin değerlendirilmesi. Bence harika bir özellik ve itiraf etmeliyim ki daha önce yeterince önem vermediğim bir özellik. Şu andan itibaren içerisinde olduğum her fikirde olmasına ve yoksa da oluşturulmasına mutlaka dikkat edeceğim bir özellik olacak.

Organizasyondaki oturumlar sırasında dikkatimi çeken diğer bir özellik regülasyonun diğer yıllara kıyasla daha çok tartışıldığını görmek oldu. Harika bir gelişme! Şirketlerin, fikir sahiplerinin ve pazar düzenleyicilerinin piyasanın düzenlenmesiyle birlikte yaratılan değeri nihayet görmüş olmaları harika. Bu yaratılan değerin teknoloji ile birleştirilerek bir çözüm olarak sunulması ise en az ilki kadar harika olan diğer bir gelişme.

Bu alandaki taksonomiyi, harcanan enerji ve bilgi birikiminin daha etkin şekilde yönetilmesine dönük her çabayı oldukça önemsiyorum. Yakın ve orta yakın gelecekte fark yaratan fikirlerin bu iki özelliği iç yapılarında çoktan hayata geçirmiş kurumlardan ve/veya ekiplerden çıkacağını kolaylıkla söyleyebilirim.

Harika fikirlerle birlikte birçok ‘potemkin’ özellikli aplikasyonun da Money 20/20’de stand açtığını görmek beni şaşırtan diğer bir özellik oldu, önceki yıllarda bu tür bir arkası boş vitrin görmemiştim. Sürekli övdüğüm Money 20/20’nin entelektüel kapasitesi adına üzücü bir gelişme. Sadece fotoğraf çektirmek için gelen ve vatandaşı olduğu ülkenin pavilyonundan çıkmayanlar da cabası. Eminim tekrar karşılaşacağız kendileriyle.

#ZeynepStefan, #Money2020, #AIZA, #WhiteLabelvsBrand, #EmbeddedFinance

 955 total views,  1 views today

0 replies

Leave a Reply

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Leave a Reply

Your email address will not be published.