Linklemek veya Linkleyebilmek, İşte Bütün Mesele!

Geçtiğimiz haftalarda Maher Holding’in düzenlediği harika bir organizasyonla bütün çalışanlar bir aradaydık. Bu kadar geniş kapsamlı bir şirket içi organizasyona katılmayalı sanırım 10 sene olmuştu, dolayısıyla büyük bir zevkle bütün Cumartesi’mi aynı zamanda harika bir şirket içi öğrenme alanı yaratan bu organizasyonda geçirdim.

Gün boyunca harika sunumlar gerçekleştirildi. Kısa bir konuşma yapma olanağı da buldum kendi adıma. Ancak sıfır hazırlıkla çok odaklı bir konuşma yapabilme becerim henüz yeteri kadar gelişmemiş, anlamış oldum. Bunun yanında iki önemli stres kaynağı da vardı. Biri 2006 yılından beri iş hayatımdaki rol modellerimden biri olan Ahmet Yaşar’ın sahnede yanımda olmasıydı. Ellerim ve hatta bir ara ayaklarım bile titriyordu. Uzun zaman sonra Türkçe yaptığım bu konuşma da böylece kişisel tarihimde harika bir yer buldu kendine. İkinci stres kaynağı ise arka sıralarda oturan ancak sadece benim değil bütün çalışanlarının her hareketini yakından takip eden Holding CEO’muz Levent Uluçeçen önünde konuşmaktı. Levent Bey’i gıyabında uzun zamandır tanımama rağmen şahsen Maher Holding’e katıldığımda tanıştım. Ekibindekilerden çok çalışmalarını isterken kendisi de en az bu seviyede çalışan, beklentileri ve alışkanlıkları bu kadar paralel başka bir yönetici görmediğimi de buradan kendisine itiraf etmiş olayım. Kesinlikle kolay değil, ancak kişisel kariyerim için harika bir ‘challenge’.

Her ne kadar hazırlıksız bir şekilde sahneye davet edilmiş olsam da konuşmam ilgi çekiciydi, tabi benim penceremden 😊 Çünkü uzun zamandır üzerinde düşündüğüm ve projeler ürettiğim bir konuya değindim: Linklemek!

2012 yılında beri yazıyorum ve önceki yazılarımda da göreceğiniz ortak bir noktadan sürekli bahsederim. Hızlı bir değişim sürecindeyiz. Sadece sigorta sektöründe değil, iktisadi hayatın her alanında. Kalkınma hamlelerine bizden yüzyıllar önce başlayan ülkelerle ve piyasalarla yarışıyoruz ve dolayısıyla biraz geriden geliyoruz. Ancak içerisinde bulunduğumuz dönemin bize getirdiği harika bir avantaj da var. Farklı düşünerek atacağımız her adım bizi bu farkın anlamsız olduğu bir alana taşıyor. Sanki bu piyasalarla aynı derinliğe, aynı fon birikimine ve dolayısıyla benzer avantajlara sahipmişiz gibi. Tabi ki kolay değil bu avantajı yaratmak ve değere dönüştürmek. Birçok farklı yol mevcut. Ancak 2016 yılında başlayan mentorluk kariyerimde gördüğüm bir ortak noktası da mevcut: Linklemek.  

Çok farklı piyasalarda yatırımlarınız olabilir, ya da tek bir alanda faaliyetlerinizi derinleştirmiş olabilirsiniz ki 21. Yüzyıl için pek önerilmeyen bir stratejidir. Sizi farklılaştıracak olan bu alanları ne kadar bağlayabildiğiniz, birbirileri için çalışmasını nasıl sağlayabildiğinizdir. Bence sadece iktisadi hayatta değil kişisel hayatta da böyledir. İktisat eğitimi almış olabilirsiniz, sonra sigortacılığa gönül verirsiniz, sonrasında dijital bankacılık, sonrasında ödeme sistemleri… Sonra bir bakarsınız bu piyasaların hepsi aslında birbirleriyle ne kadar çok ‘konuşturulabilirse’ o kadar çok değer, dolayısıyla fon birikimi yaratacak. Sonra birden bu alanda ortaya çıkan ‘the next big risk’ gözünüze çarpar, ne de olsa profesyonel yaşantınız risk yönetimi üzerinde şekillenmiştir: Rekabet Hukuku. Aslında iktisadi faaliyetlerdeki ve herhangi bir alandaki birçok şeyin birlikte kullanılabildiğini görmüşsünüzdür ve bunun önündeki şimdilik tek engel rekabeti şekillendiren dinamiklerdir. Almanya’da iseniz Bundeskartellamt, İtalya’da iseniz Autorità Garante della Concorrenza e del Mercato. (Yine en havalı isimler ancak en sığ faaliyetler İtalyanlardan, en düz isimler ancak en derin analizler Almanlardan. Hiç şaşırtmaz!)

Size bir ticari sır veriyor değilim, yaklaşık dokuz hafta önce Bilgi Üniversitesi Rekabet Hukuku ve Politikası Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde başladığım eğitimimin temel motivasyonunu anlatıyorum. Bu harika eğitim beş hafta ve on farklı oturum ile devam edecek. Harika sunumlar olmasına rağmen işin en cazip tarafı bu eğitimlerde ne öğrendiğim değil, burada öğrendiklerimi finansal piyasalara ne derecede ve derinlikte uygulayabildiğim, yani ‘linkleyebildiğim’ olacak. Maher Holding’i, Bundeskartellamt’ı, Autorità Garante della Concorrenza e del Mercato’yu ve Bilgi Üniversitesi Rekabet Hukuku ve Politikası Uygulama ve Araştırma Merkezi’ni bir araya getirecek daha harika bir link sanırım şimdilik yok: Ben!

#ZeynepStefan, #Bundeskartellamt, #AutoritàGarantedellaConcorrenzaedelMercato,

#BilgiUniversitesiRekabetHukukuvePolitikasıUygulamaveArastirmaMerkezi, #Linking, #AIZA, #TheNextBigThing

 386 total views